Haber

Depremzedeler Geçimlerini Kendi İmkanlarıyla Sağlıyor

Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerde Malatya’daki binaların çoğu yıkılırken, geri kalanların tamamına yakını ağır hasar gördü. Depremle birlikte ekmek sepetini kaybeden esnaf, çözümü kendi imkanlarıyla merkezde kurdukları kışla tipi işyerlerinde buldu.

“BİZİM EN BÜYÜK SORUNUMUZ BELEDİYENİN BURADA ORGANİZE OLMAMASI”

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin çarşı merkezinde dükkânları yıkılan esnafa iş yeri açma imkanı sağlamadan yer belirtmeden çarşı merkezindeki süreksiz bank ve çadırları kaldırma kararı da tepkiyle karşılandı. esnafın tepkisiyle. 1973 yılından bu yana Malatya’da esnaflık yapan Mesut Turan, depremle birlikte iş yerinin tamamen yıkıldığını belirterek, sonrasında yaşadığı mağduriyeti anlattı. Turan, “Depremden sonra kendi imkanlarımız ile burada bir şeyler yapmaya çalıştık. Bunu yaparken çöplükler ortaya çıktı. Daha sonra birçok yerden insanlar buraya gelmeye başladı, tezgâh açmaya başladılar. Buradaki en büyük düşüncemiz şu” belediye burayı düzenleyemiyor. Buradaki esnaf kimin dükkânının yıkılıp kimin yıkılmadığını, kimin mağdur olmadığını, kimin mağdur olmadığını bilmiyor. Bu bizim en büyük yükümüz” dedi.

“İŞYERİ KONTEYNERİ İNSAN OLMAYAN YERDE YAPILMIŞTIR”

Mesut Turan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Belediye başkanına ve zabıta müdürüne buranın esnafını ayıklayın sonra yardımcı olun dedim ama maalesef öyle bir çalışmaları yok. Belediye yapımız yetersiz. Esnaf için konteynerler yapıldı maalesef. , yıkımın en çok olduğu yerlerde yüzlerce esnafın konteyneri var orda insan yok orda o ticareti yapamayız bu mümkün değil insan olmayan yere konteyner verdiler git bir de bakın 4 kişi akşama kadar geçmiyor oradaki evlerin hepsi ağır hasarlı 300 konteyner koydular orası boş ne olursa olsun almıyorlar. Yerdeki bir konteynere koyalım bu işi yaparlar mı diye düşündü mü bilemem. Bu belediyenin yine görevini yapmaması ile alakalıdır.”

“SESİMİZİ DUYMUYORLAR”

Turan, iki hafta önce polis ekipleri tarafından tezgahları kaldırmaları konusunda uyarıldıklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“15 gün önce geldiler ‘Bunları kaldıralım’ dediler. Biz de çıkarmayacağız dedik. Ailelerimiz var onlara bakmak zorundayız. Belediye Başkanına ‘polis maaşı verin, ben’ dedim. Benim dükkânım yapılana kadar gelmeyecek’. Ben geçimimi sağlamak zorundayım.”Belediye başkanı kısmen anlamış gibi ama bu kez astları sorunu çözemiyor. Son toplantı yapıldı ve aynı şey. Önce buranın esnafını ayıklayın. Gelin, tek tek bir bakın, en azından bir düzenleme yapabilirsiniz. Burada birçok yer yıkıldı. Belediye Başkanına. ‘Şuraya 50-100 konteyner koyun, o konteynerlere esnaf yerleştirin’ dedim. İnşaat başlayana kadar bizim için çarşı olacaktı ama yine iş yok. İşin aslı sesimizi duymuyorlar. Belediye başkanına bir düşmanlığım yok, burada görev dağılımı yapın ve görevinizi yapın. Aslında evimiz ve dükkanımız gitti. Ne yapmamızı bekliyorsun? Bütün devlet bana 10 bin lira para, 15 bin lira da taşınma yardımı verdi. 50 bin liraya ev taşınamaz. Dükkanım tüm malzemesiyle birlikte yıkıldı. Kayıtları onlarda. Ben de halimi karalamak istemiyorum çok şükür ahiyiz kavuşacağız yine çıkaracağız ama şu anki tedavi hiç iyi değil.

“BİR AYAKKABI PARLAKÇISINA SORARLARSA BURADA ÇÖZERİM”

Seçtiğimiz proxy’ler orjinali ile oyun oynamaya başladı. Aslı sen benim vekilimsin. Size lider olarak oy verdim, milletvekili yaptım. Sonuçta vekil sensin. Aslına dönelim, aslın kim? Geri döndün ve beni incitmeye başladın. Biraz çalış, kusura bakma, buna da saygı duyarım. Akıllı bir adam bulun ve onu oraya getirin. Esnaftan adam bulup getir, nasıl olacak. Bir ayakkabı boyacısına sorsalar, yemin ederim çözer. Ayakkabı boyacısı buranın analizini, tespitini ve sonucunu 3 gün içerisinde ortaya koyuyor. Ama ayakkabı boyasını değiştirmiyorlar, sorun bu. Seçtiğim adam beni erkek yapmıyor. Çok istemiyoruz, bize bir yol açın, o yolu yavaş yavaş gideceğiz. Dün çoktu, bugün az. Burası belediye başkanı tarafından, cumhurbaşkanı tarafından yıkılmadı, Allah’tan geldi. Yıktı, bir buçuk dakikada her şeyi yok etti ama biz esnafa bir yol gösterin.

“NE YAPMALIYIM VE KAZANI KALDIRMALIYIM?”

Burada şu anda saman ve saman birbirine karışıyor. Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman esnafı burada. Geçen gün İstanbul’dan buraya geliyorum. Uçakta yanımdaki kişi ‘Malatya küçük mü büyük mü?’ diye soruyor. Deprem olunca biraz küçüldü dedi. Nerelisin diye sorduğumda ‘Ben Batmanlıyım, 50 bin lira veriyorlar’ dedi. Biz böyle geldik. Burada daha yüksek bir zihne ihtiyacımız var. Bir adamın zihnine ihtiyacımız var, kimliğine değil. Belediye başkanı siz orada esnafsınız, şimdilik kalıyorsunuz, size kimse dokunmaz, biz çaresini buluruz” dedi. Ama çözüm bulduğunuzda Sayın Başkan Beydağı zirvesinde iki konteyner vererek bu işi yapmamalısınız. Mümkünse çarşının ortasında bir düzen oluşturun. Tekrar söylüyorum, bu belediye önce burada dükkânları yıkılan esnafı ayıklayacaktır. Bu en değerli eşyadır. Bunu belediye başkanına söyledim. Burada 300 esnafın dükkânı yıkıldıysa 150’si sağlam bir şekilde şehri terk etti. Kalan 150 kişiden 75’i köylerine gitti. Demek istediğim, bu doğal. Kalan 75 kişinin kaydını alırsanız onların işini kolaylaştırmış olursunuz. Şu anda farkında olmadan 600 kişiyle uğraşıyorsunuz. Burada 600 esnaf var gibi. Ne yapmalıyız? Şunu bana ver diyelim, orada bana ver?”

Kaynak: ANKA / Günümüz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu